ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÖMRÜNÜ TAMAMLAYAN BİNLERCE ARACI EKONOMİYE GERİ KAZANDIRDI…

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü son yıllarda gerçekleştirdiği başarılıçalışmalara bir yenisini daha ekleyerek 5 yılda binlerce aracı ekonomiye kazandırmayı başardı…

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından çevre ve insan sağlığının korunmasıiçin araçlardan kaynaklanan atıkların oluşumunu engellemek, ömrünü tamamlamış araçlar (ÖTA) ile bunlaraait parçaların geri dönüşümünü sağlamaya yönelik çalışmalar sürdürülüyor.

Bu kapsamda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ile yapılan iş birliği çerçevesinde2012'de çevrimiçi veri paylaşımını sağlayan "Ömrünü Tamamlamış Araç (ÖTA) Veri Sistemi" kurularak, lisanslıtesislere teslim edilmeyen ömrünü tamamlamış araçların hurdaya ayrılması engellendi.

Ayrıca aynı sistemle, hurda araçlardan alınarak, yeniden kullanıma sunulacak parçaların satış öncesibarkodlanması sağlanarak, "change" olarak da bilinen, bazı yasal olmayan yöntemlerin önlenmesine deyardımcı olunuyor.

Söz konusu araçların trafik kaydının silinmesi ve çevreyle uyumlu olarak bertaraf edildiğinin belgelenebilmesiiçin lisanslı işleme tesisleri veya bu tesislerle anlaşmalı geçici depolama alanlarınca, "Ömrünü TamamlamışAraç Kayıttan Düşme ve Bertaraf Formu" kullanılıyor. Bu sayede sistemle ÖTA'ların geri kazanımı da takipedilebiliyor. 

TÜRKİYE'DE 235 ÖTA TESLİM NOKTASI BULUNUYOR

 Söz konusu araçların geri kazanımı için Türkiye genelinde, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin almış235 teslim noktası, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan lisanslı 99 geçici depolama tesisi ve 10 ömrünütamamlamış araç işleme tesisi hizmet veriyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, 2012'de 8 bin 58, 2013'de 10 bin 619, 2014'te 11 bin 962, 2015'te 14 bin 736, 2016'da 15 bin 541 ve 2017'nin ilk 6 ayında 5 bin 660 araç olmak üzere bugüne kadar,  "ÖmrünüTamamlamış Araç Veri Sistemi" üzerinden hurdaya ayrılan 66 bin 576 araç, lisanslı tesislerde geri kazandırıldı. 

Ömrünü tamamlamış bu araçlardan çıkan ve kullanılamayacak durumda olan metal, çeşitli plastikler gibiekonomik değeri yüksek atıkların geri kazanımıyla ülke ekonomisine de büyük oranda katkı sağlandı. 

 

OTOMOTİV GERİ DÖNÜŞÜM SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

 “Ömrünü Tamamlamış Araçların Kontrolü Hakkında Yönetmelik” 2009 yılında yayınlanarak 2011 tarihinden itibaren uygulamaya başlanmış, yine 2011 tarihinde yayınlanan “Ömrünü Tamamlamış Araçların Depolaması, Arındırılması, Sökümü ve İşlenmesine İlişkin Teknik Usuller Tebliği” ile birlikte uygulamaya sokulmuştur. İlgili resmi mevzuat genel olarak ELV Direktifini içermekle birlikte, Otomotiv Geri Dönüşüm kültürünün sektörde uygulanabilmesi için, gelişmiş ülke uygulamalarının da ilgili yönetmelikte yer alması ile sektöre gerekli faydayı sağlayacaktır.

DENETİM SEKTÖRÜN ÖNÜNÜ AÇAR

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın en zayıf kaldığı alanlardan biri olan denetimin uygulanması durumunda iseözellikle kapsam, tam hasar tanımı, yeniden kullanılacak - kullanılamayacak parçaların belirlenmesi, denetim ve kontrol, sorumlulukların belirlenmesi, resmi mevzuatta yer almasının yanında örnek uygulama, bilgilendirme ve denetimler ile sektöre fayda sağlayacak, tüm sektörü kapsayacaktır.

Otomotiv Geri Dönüşüm resmi mevzuat kapsamının kamyon ve otobüs grubu başta olmak üzere 3500 kg üstü binek araçlarda uygulanmaması bunlara örnek olabilir.

Bazı tanımların resmi mevzuatta yer almaması(tam hasar-ÖTA/hurda araç, araçların hangi durum ve şartlarda hurdaya ayrılabileceği vb.), hurda olması gereken, ekonomik göstergeler yanında teknik standartları belirlenmeyen tanımlardan dolayı, çekme belgeli olarak tekrar sektöre sunulan hasarlı araçlar çevre ve insan sağlığı başta olmak üzere, kişi emniyet ve sağlığına zarar vermekte, araç tekrar kaza riskini artırmaktadır. Hatta bu araçlar(ağır hasarlı araç) tekrar kasko yapılmak istendiğinde yüksek oranlarda fiyat teklifi talep edilmekte ya da kasko yapılmaktadır.

 “Yeniden Kullanılabilir Parçalar” mevzuatta yer almasına rağmen sektöre yeterince sunulmayan/sunulamayan ÖTA’lardan ve parça kayıt/envanteri oluşturulamamasından dolayı arz ya da talep edilmektedir. Bu açık sigorta şirketleri tarafından sektöre sunulan “Sigorta poliçeleri uyarınca onarım sırasında değiştirilen parçaları/hasarlı iade parçalar” tarafından karşılanmaya çalışılmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde mevcut araç park sayısının % 5-7’si yıllık olarak çeşitli teşvik ve uygulamalar ile hurda ayrılmakta ve yeniden kullanılabilir parça başta olmak üzere hammadde ya da enerji geri kazanımı olarak değerlendirilmektedir. Ülkemizde ise bu oran % 0,1 olarak gerçekleşmektedir. Ancak bu oranı sadece devlet teşviki ile çözülebilecek bir sorun olarak görmek yanlış olacaktır. Otomotiv üretici/distribütörleri tarafından yerine getirilecek uygulamalar(araç satış indirimlerinde hurda araç taleplerinde bulunmak vb. kampanyalar düzenlemek) hem otomotiv geri dönüşüm sektörüne kaynak sağlayacak, hem de yeni araç satışında artış sağlayacaktır. Bunun yanında resmi mevzuatta yer alan ancak uygulanmayan “Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu” kapsamında yetkilendirilmiş kuruluşların oluşturulması (ilgili kuruluşlarda üretici firmalar yanında sektör STK’larının da yer alması önem arz etmektedir), ilgili kuruluşlara yıllık olarak belirli toplama hedefleri verilmesi sektöre büyük fayda sağlayacaktır.

Yaklaşık 20 milyon araç parkına sahip ülkemizde tüm otomotiv geri dönüşüm sektörünün lisanslı yaklaşık 100 firma (bunların %95’şi küçük çapta, sektöre cevap veremeyecek durumda firmalardır)  ile yürütülmesi imkansızdır. Potansiyel olarak 1.000’in üzerinde yer alan sektör elemanlarının (oto hurdacıları dahil) otomotiv sektörüne kazandırılarak, lisanslandırılması, kayıt altına alınması, makine/ekipman standartlarının belirlenmesi büyük önem arz etmektedir.

ÖTASAD KURULDU

2003 yılında Türkiye’nin AB Müktesebatına uyumuna ilişkin ulusal program belirlenmiş ve atık yönetimi konu başlıklarından biri olmuştur. 2009’un sonunda müzakereye açılan Çevre Faslıyla birlikte Türkiye’nin önünde zor ve uzun bir süreç olduğu kadar fırsatları da barındıran bir dönem açılmıştır. Avrupa Birliği’nin çevreyle ilgili yapmış olduğu çevresel düzenlemelerin Türkiye’nin iç hukuk sistemiyle uyumlaştırılması ve düzenlemelerin sonucu uygulamaya yönelik yatırımları Türkiye’nin belli bir takvim dahilinde gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra AB’nin taraf olduğu çevre ile ilgili sözleşmelere de Türkiye’yi üye olana kadar taraf olması gerekmektedir. Buradan hareketle Türkiye’nin uluslararası gelişmelerden ayrı kalamayacağı göz önünde bulundurularak ömrünü tamamlamış araç sanayicileri derneği ÖTASAD kuruldu... ÖTASAD halen etkin bir ömrünü tamamlamış araçların geri kazanımı için çalışıyor.

E-BÜLTEN

Bize mail adresinizi ulaştırarak , yeniliklerimizden ilk siz haberdar olabilirsiniz.

TAKİPTE KALIN